Modern çağın dijitalleşmesiyle beraber teknoloji ve sosyal medya, bireylerin yaşamlarında vazgeçilmez bir konuma ulaşmıştır (Alt & Boniel-Nissim, 2018). İletişim, eğlence, film izlemek, oyun oynamak gibi sanal aktivitelere aşırı zaman ayrıldığında patolojik internet kullanımı ve bağımlılık gibi sorunlara yol açmıştır (Zorbaz ve Dost, 2014). Bu sorunlardan biri ‘‘Fear of Missing Out (FoMO)’’ yani ‘‘günceli kaçırma korkusu’’dur (Alt & Boniel-Nissim, 2018). FoMO, bireylerin sosyal hayatlarındaki gelişmeleri kaçırma korkusuyla devamlı bir kaygı ve yetersizlik hissi yaşaması şeklinde tanımlanmış ve özellikle sosyal medyanın yoğun kullanımıyla artar hale gelmiştir (Baker vd., 2016; Blachnio & Przepiorka, 2018; akt. Yavrutürk, 2026).
Özellikle sosyal medyanın kullanımında artış görülmesi ile ergenlerin ve yaşam boyu gelişim aşamalarının en kritik geçiş dönemlerinden biri olan beliren yetişkinlik döneminin içinde bulunan bireylerin “hayatı kaçırma” kaygısına yatkın olduğu bulunmuştur (Korkın Varanok, 2026). Beliren yetişkinlik aşaması aşk, aile kurma, kariyerde ilerleme, saygınlık kazanma gibi hedeflere odaklanılan bir gelişim evresidir. Bu nedenle, bu dönemde beliren yetişkinler hayatlarının en büyük ikilemleri, riskleri ve yüksek stres düzeyleri ile baş ederler (Korkın Varanok, 2026). Bireyler amaç ve beklentilerinin gerçekleşmediğini görmeleri durumunda büyük bir hayal kırıklığı yaşarlar (Arnett, 2000; Levinson, 1986; 1996; akt. Korkın Varanok, 2026).
Sosyal medya kullanımının bireylerde diğer insanların ne paylaştıklarını inceleme arzusu yaşatması kuvvetle muhtemeldir. Bu dürtü, devamında sürekli sosyal medya kontrol etme ihtiyacı geliştirebilir dolayısıyla bireyleri çevrimiçi olmaya zorlar (Abel vd., 2016). Başka bireylerin ne yaptığını denetleme isteği ve bunları kaçırma korkusu sosyal medya bağımlılığına neden olabilir (Koçak ve Traş, 2021). Bireyler sosyal medya uygulamalarını sosyal çevrelerindeki gelişmeleri kaçırmamak için de kullanabilmektedir. Sosyal ortamlarda gelişmeleri kaçırma korkusu ile bireyler, sosyal medya uygulamaları aracılığıyla hızlıca etkileşime geçerek diğerlerinin ne yaptığı bilgisine kolayca ulaşabilmektedir (Przybylski vd., 2013, akt. Koçak ve Traş, 2021).
FoMO, sosyal medya kullanımıyla paralel olarak artış gösterir (Barry ve Wong, 2020). Sosyal medyada maruz kalınan içerikler genellikle kullanıcıların özenle seçtiği en mutlu ve en başarılı anlardır. Söz konusu anlara maruz kalmak sosyal karşılaştırma süreçlerini devreye sokarak bireylerde yetersizlik duygusunu geliştirmektedir (Beyens vd., 2016, akt. Yavrutürk, 2026). Her ne kadar FoMO, hızlı sosyal etkileşimleri artırsa da nitelikli ve derin ilişkilerin kurulmasını güçleştirmekte; bireylerin bağlanma ve ait hissetme ihtiyaçlarının yeterince karşılanamamasına yol açmaktadır. Dolayısıyla FoMO, kısa vadede iyi hissettirse de uzun vadede bireyin psikolojik iyi oluşunu ve yaşam kalitesini zayıflatan olumsuz bir etmendir (Dhir vd., 2018, akt. Yavrutürk, 2026).
Öz belirleme teorisine göre, öz düzenleme ve psikolojik iyi oluş, üç gereksinimin karşılanmasına dayanır: dünyaya katılma yeteneği, kişisel bağımsızlık derecesi ve sosyal bağlantı duygusu. Bu temel ihtiyaçların eksikliği ile FoMO ve sosyal medya kullanımı arasında bir bağlantı vardır. Sosyal medyada gelişmeleri takip etmek bu ihtiyaçları giderir ve kısa vadeli bir çözüm sağlar (Beyens, 2016; Przybylski, 2013, akt. Bloemen ve De Coninck, 2020). Özetle öz belirleme teorisine göre üç temel psikolojik ihtiyaç olan özerklik, yeterlilik ve ilişkisellik yeterince karşılanmadığında, bireyler bu eksikliği FoMO kaygısı geliştirerek dışa vurmaktadır ve sosyal medya kullanımlarında artış görülmektedir.
Öz denetim teorisine göre öz kontrol, kişinin duygu ve davranış gibi süreçlerini regüle etmek için gösterdiği çaba olarak tanımlanmıştır (Alutaybi vd., 2020). Öz kontrol en çok gerçekleşmesi istenmeyen durumlarda kendini gösterir. Öz kontrol eksikliğinde, bireyler anlık olarak arzu edilen davranışı gerçekleştirirler; yani, hazzı erteleyemezler (Heatherton ve Tice, 1994, akt. Alutaybi vd., 2020). Bu durum sosyal medya kullanımı için de aynen geçerli olabilir. Uygunsuz ortamlarda veya odaklanma gereken anlarda dürtüsel olarak sosyal medyayı kontrol etme ihtiyacı ortaya çıkabilir. Bunun nedeni, insanların diğerleriyle etkileşimde eksik kalma kaygısı veya bir fırsatı kaçırma korkusundan kaynaklı FoMO olabilir (Alutaybi vd., 2020).
Sosyal medya ve FoMO ilişkisi beraber ele alındığında en çok karşılaşılan kaygılar; popülariteyi kaybetme, önemli bilgileri kaçırma ve geç yanıt vererek diğerlerine olumsuz bir izlenim bırakma gibi kaygılardır (Alutaybi vd., 2020). “Popülariteyi kaybetme” kaygısı, öz belirleme teorisinin temel ihtiyaçları olarak nitelendirilen yeterlilik kavramı ile; “önemli bilgileri kaçırma” kaygısı ise ilişkisellik kavramı ile doğrudan bağlantılıdır. Bu durum FoMO’nun psikolojik iyi oluş düzeylerine olan etkisini ciddi bir şekilde göstermektedir.
Korkın Varanok’a göre (2026), bireyler kariyer, maddi güç, ilişkiler ve yaşam konforu gibi konularda kendilerini sosyal çevrelerindeki kişilerle kıyaslarken, bu kıyaslamalar bireylerin hedeflerini, geçmişte aldıkları kararları ve gelecek beklentilerini yeniden değerlendirmelerine yol açmaktadır. Özellikle ekonomik durum ve kariyer başarısı, bireylerin benlik algılarını sorgulamalarına sebep olmaktadır (Korkın Varanok, 2026). Bu sorgulamalar esnasında bireyler sık sık neden ve nasıl sorularını kendilerine sorarak zaman zaman kendilerine karşı acımasız olabilirler. Bu süreçte, sosyal medyanın da kıyaslamaları pekiştirdiği ve bu kaygıyı artırdığı gözlemlenmektedir (Korkın Varanok, 2026). Bu değerlendirme sonucu olarak bireyler hayatı kaçırdıklarını, zamanlarının boşa gittiğini, daha erken davranmış olmaları gerektiğini ve diğerlerinin gerisinde kaldıklarını düşünebilmektedirler.
Sosyal medya ve FoMO ilişkisi özellikle beliren yetişkinlik aşamasındaki genç yetişkinler ve ergenler için ciddi bir kaygı ve stres kaynağı olarak incelenmiştir. Bireylerin sosyal medyada maruz kaldıkları, özenle seçilmiş içeriklerle kendilerini kıyaslamaları, kendi başarılarını, hedeflerini ve hatta benliklerini acımasızca sorgulamalarına neden olmaktadır. Bu durum bireylerde yetersizlik ve eksiklik gibi düşüncelere yol açarak kendilerinin diğer insanların gerisinde kaldıkları düşüncesini geliştirmektedir. Ortaya çıkan kaygılar, bireylerin öz kontrol becerilerini zayıflatarak hazzı erteleyememelerine ve dürtüsel bir şekilde sosyal medyayı kontrol etmelerine yol açarak patolojik kullanımı daha da artırmaktadır. Sosyal medyanın yanı sıra özerklik, yeterlilik ve ilişkisellik gibi karşılanamayan temel psikolojik ihtiyaçlar ve sosyal çevredeki diğer kişiler ile yapılan kıyaslamalar bireylerin psikolojik iyi oluş düzeylerini olumsuz etkilemektedir. Bu nedenle, sosyal medyanın sunduğu geçici aidiyet hissinin yerine, gerçek hayatta bireylerin psikolojik ihtiyaçlarını daha sağlıklı ve kalıcı yollarla karşılaması büyük önem taşımaktadır.
Alper Tuna Öztürk
Kaynakça
Abel, J. P., Buff, C. L., & Burr, S. A. (2016). Social media and the fear of missing out: Scale development and assessment. Journal of Business & Economics Research, 14(1), 33.
Alt, D., & Boniel-Nissim, M. (2018). Links between adolescents’ deep and surface learning approaches, problematic Internet use, and fear of missing Out (FoMO). Internet Interventions, 13. https://doi.org/10.1016/j.invent.2018.05.002
Alutaybi, A., Al-Thani, D., McAlaney, J., & Ali, R. (2020). Combating Fear of Missing Out (FoMO) on Social Media: The FoMO-R Method. International Journal of Environmental Research and Public Health, 17(17), 6128. https://doi.org/10.3390/ijerph17176128
Barry, C. T., & Wong, M. Y. (2020). Fear of missing out (FoMO): A generational phenomenon or an individual difference? Journal of Social and Personal Relationships, 37(12), 2952–2966. https://doi.org/10.1177/0265407520945394
Bloemen, N. ve De Coninck, D. (2020). Social media and fear of missing out in adolescents: The role of family characteristics. Social Media + Society, 6(4). https://doi.org/10.1177/2056305120965517
Koçak, M. ve Traş, Z. (2021). Üniversite öğrencilerinde sosyal medya bağımlılığı ile sosyal ortamlarda gelişmeleri kaçırma korkusu ve yaşamın anlamı arasındaki yordayıcı ilişkiler. Manas Sosyal Araştırmalar Dergisi, 10(3), 1618-1631. https://doi.org/10.33206/mjss.893201
Korkın Varanok, Ö. (2026). Fear of missing life: a study on young adults. Humanistic Perspective, 8(1), 75-120. https://doi.org/10.47793/hp.1788692
Yavrutürk, A. (2026). Dijital çağın yeni kaygısı: günceli kaçırma korkusu (FoMO) [The new anxiety of digital age: Fear of missing out (FoMO).] Elektronik Eğitim Bilimleri Dergisi, [Electronic Journal of Education Sciences], 15(29), 106-125. https://doi.org/10.55605/ejedus.1784582
Zorbaz, O., & Dost, M. T. (2014). Lise öğrencilerinin problemli internet kullanımının cinsiyet, sosyal kaygı ve akran ilişkileri açısından incelenmesi. Hacettepe University Journal of Education, 29(29-1), 298-310. https://izlik.org/JA63PY36SE

Bir Cevap Yazın