Kaçtıklarımız Neden İçimizde Büyür?

Kaçtığımız olaylar, kişiler, düşünceler ya da duygular gerçekten geride mi kalır? Yoksa görmezden geldiğimiz her duygu, zamanla içimizde daha fazla yer mi kaplar?

Çoğu zaman acıyı hissetmemek için ondan uzaklaşmaya çalışırız. İyileşmeye ve iyi olma hâline o kadar odaklanırız ki yaşadığımız acının bize ne anlatmak istediğini anlamaktan kaçınırız. Oysa yapılan psikoloji araştırmaları, bastırılan ve yüzleşmekten kaçınılan duyguların tamamen kaybolmadığını aksine farklı biçimlerde yeniden ortaya çıkabildiğini göstermektedir (Wegner, 1994). Belki bir anda bedenimizde ve zihnimizde hissettiğimiz yüksek kaygı, hiç bitmek bilmeyen yorgunluk hisleri, aydınlığa çıkaramadığımız düşüncelerimiz hatta belki gerçek ve samimi bağlar kuramayışımız bile kaçma hâlinin bir sonucu olabilir mi?

Her bireyin yaşantısı, duygularını deneyimleme ve davranış biçimi birbirinden oldukça farklıdır. Ancak duyguların uzun süre ifade edilmemesi, bastırılması, psikolojik iyi oluşu olumsuz yönden etkileyebilir. Psikolojide bu durum çoğunlukla kaçınma davranışı olarak ele alınır (Hayes vd., 1996).

İnsan zihni, acı veren deneyimlerden uzaklaşmaya çalışırken kısa süreli bir rahatlama yaşasa bile bu rahatlama hissi kalıcı değildir çünkü bastırılan duygular zannettiğimiz gibi kaçtığımızda ortadan kaybolmaz, yalnızca ertelenirler (Gross, 1998; Gross ve Levenson, 1997). Ertelenen her duygu ise uygun zamanı bulduğunda farklı şekillerde yeniden kendini gösterir (Gross, 1998). Yani duygularımızı bastırdıkça onları kontrol ettiğimizi düşünsek bile çoğu zaman kontrol eden taraf onlar olur. Sürekli üzülmemeye çalışan biri aslında bir noktada zihnini sürekli o üzüntüye yöneltmez mi mesela? Ya da sürekli güçlü görünmeye çalışan biri, gerçekten koşullar ne olursa olsun her zaman güçlü olabilir mi?

Bunu günlük hayatımızda da sıkça görebiliriz. Örneğin uzun yıllar emek verdiği bir ilişki sona eren biri; üzülmemek için kendini işe, okula ya da sosyal ortamlara verebilir. Kafasını dağıtmak amacıyla sürekli yeni uğraşlar bulur kendisine. İlk bakışta her şey yolundaymış gibi görünse de beklenmedik bir şarkı, eski bir fotoğraf ya da tanıdık bir sokak bastırılmış tüm duyguları yeniden gün yüzüne çıkarabilir. Çünkü yaşanan acı gerçekten sona ermemiştir; yalnızca bir süreliğine üzeri örtülmüş, ertelenmiştir. Bu nedenle görmek istemediğimiz olayları, hissetmek istemediğimiz duyguları ne kadar bastırsak da görmezden gelsek de en küçük bir ayrıntı bastırılmış duyguları yeniden tetikleyebilir. Kaçınmak, kısa süreli bir rahatlama sağlasa da uzun vadede bizi yüzleşmekten uzaklaştırabilir. Bu yüzden belki de doğru sandığımız çözüm kaçmak, duygularımızı bastırmak değildir. Belki de asıl çözüm, kaçmayı bırakıp kaçtığımız şeylerle yüzleşebilmektir. Onlarla kalabilmeyi öğrenmek, kıstığımız o sesi gerçekten dinlemeye çalışmaktır. Çünkü kaçtığımız her şey sesi kısılmış bir müzik gibidir. Belki sözlerini anlayacak kadar net duyamayız ama onlar bize söylemek istediklerini fısıldamaya devam eder. Bu yüzden kaçtığımız şeyler peşimizi bırakmadığı için değil, biz onları görmeyi reddettiğimiz için içimizde büyür.

Feride Öykü Erkan

Kaynakça

Gross, J. J. (1998). The emerging field of emotion regulation: An integrative review. Review of General Psychology, 2(3), 271–299. https://doi.org/10.1037/1089-2680.2.3.271

Gross, J. J., & Levenson, R. W. (1997). Hiding feelings: The acute effects of inhibiting negative and positive emotion. Journal of Abnormal Psychology, 106(1), 95–103. https://doi.org/10.1037/0021-843X.106.1.95

Hayes, S. C., Wilson, K. G., Gifford, E. V., Follette, V. M., & Strosahl, K. (1996). Experiential avoidance and behavioral disorders: A functional dimensional approach to diagnosis and treatment. Journal of Consulting and Clinical Psychology, 64(6), 1152–1168. https://doi.org/10.1037/0022-006X.64.6.1152

Wegner, D. M. (1994). Ironic processes of mental control. Psychological Review, 101(1), 34–52. https://doi.org/10.1037/0033-295X.101.1.34

Yanıt

  1. damlalamencek Avatar

    Duygular bastırıldıkça daha çok yer kaplıyor gerçekten. Kalemine sağlık, harika bir yazı! 🌿

    Beğen

Yorum bırakın